Ana içeriğe atla
Zarafetle kırışmış alnında
Otuz yılın hikayesi yazılı
Cesaret etsem
Bir kaçamak bakışa
Anlarım mahalle arası maçlarda
En son seçilmenin yaşattığı
O mağrur yalnızlığı
Sırtlanıp çantamı çıksam güneye
Leb-i dilber durağından
Kıvrımlarında dolaşsam belki
Ulu pirlere bahşolan
Hakikati bulurum
İçime çeke çeke
Voltalasam boynunda belki
Sigarayı bırakırım
Bir gece üç ayazında
Düşlesem kuştüyü memelerini
Dolardan hızlı yükselirim

Sırtlanıp çantamı çıksam
Karış karış dolaşsam
Süt ve bal diyarında
İki dolgun tepenin arasında
Yıllık iznimi harcasam
Belki vesile olur
Tanrıyı da görürüm

Derdimi anlatıp sıkmam seni
Gökten bulut dökülür
Saçına değmesin güneş
Altınların saçılır
Ben yine gördükçe seni okşayan rüzgarı
Kıskanırım

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

14.07.2016 ve 15.07.2016 tarihlerinde yazdığım iki şiir ektedir

Beyaz Etin Daveti  hatırla, hep gün ortası saatleri seçtin sevişmek için güneş vurdukça iyice beyaz görünen etindi her şeyi apaçık yaşamaya davet eden çatlaklarını bilirdim, ellerim ne zaman hoyratlaşsa kalçan kırmızı bir cevap verirdi sana kıyardım kan derinle selamsız, derinlerinden akardı bacakların/ dudakların morarmasa; bileklerini tuttum mu benim için atan kalbi hissetmesem parmaklarımda yemin olsun inanmazdım yaşadığına buz gibi beyazdın bir de hastane koşuşturmaları o kadar kan senden çıkmamış olsa bembeyaz bir ölüydü ellerimi tutan valla! tip a da olsa diyabet için gençtin bundan gülenyüzlü bantlar taşıdın biri kalçanda, biri baldırında domaldığında onlarla oynardım sana kıyardım, kıymasam sana ait tek kırmızı ayak parmakların ve o bayıldığın rujun olurdu sana çok da yakışmayan 14.07.2016 Beyoğlu/İstanbul Asil Yurt Haseki Milli İrade Darbe diyordun tankların ne oldu? Sokağa döktüğün itlerin ne oldu? Amerika, İsrail, siyonistler ne oldu? İşte böyle yersiniz milli irade yara...
YEDİDEN SONRA CİNAYET Ben her ağustos ayı Sana uğrar yeşillenirim Sevmezdim aslında ağustosları Ağaç rengi böcekler feryat figân Akşamları da fazla demlidir Geceyarısı durgun denizde Ayışığına emanet etmişsem seni Şarabım, terliğim sigaram Bedenimin babaerenleri feryat figân Yakamoz yalasa çıplak etini Boynun hırçın bir deniz Deniz parlament bir çarşaf Çarşaf sen gibi biraz Yastığı ısırırken sen Beyaz duvarlar feryat figân Kimse duymaz işlediğimiz cinayeti